Erkin Koray Efsanesi - Gecenin Fotoğrafı
En Taze

Erkin Koray Efsanesi

Erkin Koray…O yıllarını Türk Rock müziğine adamış aykırı bir adam... Yarım asırdan fazla bir süre önce hiç kimsenin cesaret edemediği kıyafet ve saçlarla ortaya çıkmış yaşam tarzını anlatan elektro gitarı ile müziğinin peşine düşmüş, farklı felsefesi ve özgürlüğü ile nam salmış efsanevi bir müzik adamı… Türk Rock ve Hard Rock müziğinin öncüsü nam-ı diğer Erkin babası.

boom
Erkin Koray Efsanesi

Erkin Koray Efsanesi

Erkin Koray…O yıllarını Türk Rock müziğine adamış aykırı bir adam… Yarım asırdan fazla bir süre önce hiç kimsenin cesaret edemediği kıyafet ve saçlarla ortaya çıkmış yaşam tarzını anlatan elektro gitarı ile müziğinin peşine düşmüş, farklı felsefesi ve özgürlüğü ile nam salmış efsanevi bir müzik adamı… Türk Rock ve Hard Rock müziğinin öncüsü nam-ı diğer Erkin babası.

Erkin Koray kimdir?

Erkin Koray, 24 haziran 1941’de İstanbul’da doğdu. Babası Selanik göçmeni şair Enver Koray annesi ise İstanbul Belediye Konservatuarı’nda piyano öğretmeni Vecihe Koray’dı. Erkin kendisinden 2 yaş küçük kardeşi Korkut ile birlikte ailenin 2 erkek evladından biriydi.Babası Enver Bey şairdi ancak o dönem şairlik para etmediği için Devlet Demir Yolları’nda memurluk yapıyordu. Erkin ve Korkut kardeşler çocukluklarını,annesinin piyano derslerinde tuşların ara nağmelerinde geçiriyorlardı. Erkin Koray:‘’ Annem piyano öğretmeni idi. İstanbul Belediye Konservatuarı’nda,dolayısı ile de evin içinde piyano sesi eksik olmazdı. Öğrencileri de vardı, dolayısı ile ben öyle bir atmosferin içinde büyüdüm. Daha doğrusu vurgulamak istediğim şey Klasik Batı Müziği formatında başladım. Bach’lar, Bethoven’lar Mozart’lar falan ile başladım müziğe..Daha sonra 15-16 yaşlarında iken Rock and Roll’a çevirdim konuyu’’ diyor.

 

Klasik Batı Müziği’nden Rock and Roll’a

Ancak o yıllar radyo yıllarıydı. Herkesin dünyaya açılabildiği tek cihaz radyo idi. Radyoda genelde jazz,vals, çaça ya da rumba çalar tüm Türkiye sadece bu müzikleri dinlerdi. Ancak ülkemizde Rock and Roll denen müzik elektrikli nağmeleri ile birçok kesim tarafından ilginç karşılanmış, tuhaf bulunmuştu.

Ancak Koray kardeşler radyoda çalan bu müziğe kulak vermiş gönüllerini kaptırmışlardı, Rock and  Roll denen çılgınlık onların da kanını kaynatmıştı. Erkin Koray’in kardeşi Korkut Koray;  o yılları anlatırken;

‘’Biz Rock and Roll’dan esinlendiğimiz için müzik hayatımız yön değiştirdi çünkü orada duyduğumuz  Rock and Roll müziğinin tesirinde kalıp, biz bunu nasıl yaparız?,  yapabilir miyiz falan derken ağabeyim Erkin Koray ile birlikte bir uğraşı içine girdik. Tabii bu o kadar kolay olmadı. Çünkü davul yok, gitar yok, saksafon yok. Rock and Roll’ın  içinde bulunan bir çok alet yok. Böyle bir durumla karşı karşıya kaldık.Ne yaparız diye düşünüyorduk, evde piyano çalıyor ben teneke kutuların üzerinde elimle falan çalabiliyorum..’’ diyor

İlk konserini Lise çağlarında verdi

Erkin Koray, piyano eğitimi almıştı ancak radyoda dinlediği elektro gitar sesi onu sanki başka bir boyuta sokuyordu. Alman Lisesi’nde okuduğu yıllarda okulda bir orkestra kurulacaktı.O  yıllarda orkestralar,  piyano, kontrbas, akordeon ve davuldan oluşurdu. Erkin piyano çalıyordu, zaten.kardeşi Korkut’ta davul çalmaya meraklıydı. ve ilk konserleri için Galatasaray Lisesi’nin yolunu tuttu. Tarih 1957 yılının aralık ayını gösteriyordu.

Erkin Koray: ‘’1957 yılında Galatasaray Lisesi’nde öyle bir herhalde ilk konserimize Alman Lisesi orkestrası diye çıkmıştık. Ondan sonrasında çok yoğun talep olunca “Erkin Koray ve Rtimcileri” dedik, Lise sloganından sıyrılıp ama yinede bir grup ismi koymuşum demek ki,o sırada gruplar hemen hemen yoktu. İlk grup ismini de ben koymuşum demektir. Bir sürü şeyi ilk yaptığım gibi,onu da ben yapmışım” diyor….

Konser taleplerine yetişemiyor

Korkut Koray: ‘’ Onu konserden sonra anladık, konsere giderken anlamadık. Erkin Koray falan yok daha biz Alman Lisesi’nin orkestrası diye çıktık ama konserden çok büyük tepki aldık. Beklemediğimiz bir tepki oldu, bizi göklere çıkardılar parçamız da yok aynı parçaları tekrar çalıyoruz birer kere daha…Ama işte o konserden sonra sanki biz profesyonel grupmuşuz gibi iş teklifleri gelmeye başladı.  İşte mesela Yeşilay Derneği bizim bir toplantımız var çocuklar gelin ne olur bize de çalın, yardım olsun, hadi gidiyorduk yardıma bazen babamızın harçlığı ile gidiyorduk. Para, pul yok ortada ama o teklifler çoğalmaya başladı. Bir müzik mecmuası çıktı orda Erkin Koray yazılmaya başlandı, derken gazeteler bizi Türkiye’nin en küçük müzisyenleri Erkin Koray ve arkadaşları vesaire falan diye yazmaya başlayınca biz Alman Lisesi Orkestrası sloganını sildik Erkin Koray ve Ritimcileri olarak devam ettik.’’

Galatasaray lisesindeki ilk konserdeki patlamasından sonra bir konserde Amerikan kız lisesinde verdiler, Erkin Koray hem çalıyor hem de söylüyordu.  Elvis Presley , Fast Domino’dan söylediği parçalar kızları kendisine hayran bırakmıştı. Öyle ki kızlar Erkin Koray’dan imza almak için sıraya girmişlerdi. O işte burada kararını verdi. Atom mühendisi olmak isteyen Erkin Koray artık müzisyen olacaktı. Klasik gitarın içine yerleştirdiği küçük bir mikrofon ve yüksek kaldırımdan aldığı bir ampilikatörle kendisine bir elektro gitar yaptı, sene 1959’u gösteriyordu.

Türkiye’nin İlk elektro Gitarının hikayesi

Erkin Koray:’’Benim gitar çaldığım zaman etrafta gitar çalan falanda olmadığı için ben gitar çalanı da görmedim. Başlarken sadece tahmin ederek yani bir gitarda işte 6 tel var; mi, si, sol, re, la, mi dolayısı ile do majör akorunu vurmak için hangi tellere basmam lazım gelir? Birazda duyduğum plaklardan, radyodan falan duyduğum gitar sesini aşağı yukarı uygulayarak, haa bu pozisyondan çalınıyordur falan gibi yani işimiz bayağı zordu.’’ Diyor.

Korkut Koray: ” Biz bir gün Göztepe’den yürüyorduk, Erenköylüyüz biz Erenköy’e doğru bir gece vakti bir gitarın çalındığını duyduk bahçeli bir evde…Erkin dedi ki, yahu nasıl olur burada bir elektro gitar çalınıyor dedi, gittik kapıyı vurduk bir cesaretle….Ondan sonra bir Amerikalı çıktı o dönem Amerikalı askerler vardı Türkiye’de, İstanbul’da falan,Erkin çat pat benden iyi biliyordu İngilizceyi…Adam bizi içeri aldı. Hakikaten bize bir gitar gösterdi bizim gitarda gözümüz kaldı, çok hayran kaldık. Ama nasıl alacağız? Erkin’in meşhur beyaz bir gitarı vardır,işte o… Amerikalı o gitarı hediye mi etmişti az parayla mı satmıştı tam hatırlamıyorum ama gitarı Erkin’e verdi…Erkin artık o saatten sonra hiç uyumadı’’

Erkin Koray, ilk elektro gitarını bir Amerikalı askerden  aldığı zaman Türkiye henüz 1960’lı yıllara adım atmamıştı. Üstelik tüm dünyada esen Rock and Roll rüzgarı henüz ilk yıllarını yaşıyordu. Türkiyede o dönem 27 mayıs İhtilali yaşanıyordu. ülkede bunlar yaşanırken sessiz sedasız kendi devrimini yapan bir genç elektro gitarı gürültülü müziği ve tuhaf giyim tarzı ile sivrilmeye başlıyordu…

İlk Plağı “Bir Eylül Akşamı”  

Erkin Koray ve Ritimciler kah çay partilerinde kah okul konserlerinde boy gösteriyor bir yandan da profesyonelliğe adım atıyordu. İlk plağını bir yüzünde Türkçe diğer yüzünde İngilizce biz parçayla 1962 yılında yaptı. ‘’BİR EYLÜL AKŞAMI’’ o yıllarda yapılmış aykırı bir çalışma idi.. O yıllar askerliğin uzun, teknolojinin yoksun olduğu yıllardı. Telefon ancak sayı ile evlere girmişti. İnsanlar ancak radyo ile haber alabiliyor radyo ile eğlenebiliyordu.

İşte böyle bir dönemde tam 2 yıl askerlik yaptı Erkin Koray.Ankara’da Hava Kuvvetleri Jazz Orkestrası’nda solist ve gitarist olarak geçirdi günlerini. 1965’te İstanbul’a döndüğünde başka hayaller uçuşuyordu belleğinde.

Kendini geliştirmeyi hiç bırakmadı

Erkin Koray:’’Askerden geldikten sonra Almanya’ya gittim yerinde görmek için…Hamburg’a Star Club’e gittim.3 ay boyunca yerinde gördüm…Bir de Alman basçı Bernhard Weber aldım yanıma geldim..Kurs gördüm gibi bir şey..oralarda kalmak isteseydim rahat kalırdım da.niyetim Türkiye’ye dönmekti…’’diyor o günleri hatırlarken…

Özellikle Romadur adlı İngiliz grubun gitaristi Colin Mani ile kurduğu derin dostluk onun hayatında dönüm noktası oldu. Çünkü bu tarihten sonra gitarın tellerine bir başka dokunur oldu Erkin Koray… Bir de artık saçları uzundu.

Korkut Koray:’’Erkin, Almanya’dan saçları uzun geldi yanında Alman bascı da vardı. O da uzun saçlıydı,bizde ayak uydurmak için saç uzattık.  Bir yürüyorduk Taksim Meydanı’nda 40 kişi bize laf atıyordu haydi kavga gürültü hır gür.hiç başımızdan eksik olmadı. Anlatamıyorduk kardeşim bu iş saçla başla değil..Bu iş akıl ile..Daha bunu anlayacak durumda değildi halk o bilince gelmemişti.” Diyor…

Türkiye Erkin Koray’ı “Kızları da alın askere” şarkısıyla bağrına basıyor

Erkin Koray daha ilk çıkışını yapmamıştı.. Ve 1967 yılıında 1 milyondan fazla plağının satışını yaptıracak olan şarkı “KIZLARI DA ALIN ASKERE” O yıl hit oldu. Erkin Koray:’’Beste benim değil askerdeyken bir er söylüyordu…Bizde çalmaya başladık hemen stüdyoya soktular plak yaptık..’’ Erkin Koray artık tüm Türkiye’de tanınıyordu…

Erkin Koray bu günlere kolay gelmedi… Baba sıfatını kolay almadı. Binlerce şarkı sözü yazdı ve besteledi. Fesuphanallah, Arapsaçı gibi hitleri hala dilimizden düşmüyor. Değeri de şimdi ki popçulardan kat be kat fazla iken o parasız kaldığı günlerinde çok sevdiği mesleğini bir pizzacı da icra etmek zorunda bile kalmış…Ama o hiç gocunmuyor. Aykırı kişiliği, dik duruşu, müziğe olan aşkı ile bir abide gibi duruyor Erkin Koray….

 

Başlıklar: , ,

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.

SİZİN İÇİN ÖNERİLİYOR

27 Temmuz 2018, 12:21

SGK, Twitter Üzerinden Emeklilik Onayı Veriyor

Facebook Değer Kaybediyor Amerikan sosyal paylaşım devi Facebook hisseleri bugün yüzde 20’ye yakın düşüş yaşadı. Yüzde yirmilik bu düşüş şirketin değerini yaklaşık 122 milyar dolar etkiledi.  Amerika tarihinde şirketin değer kaybı,  halka arz edilmiş bir şirketin bir günde yaşadığı en büyük düşüş olarak kayda geçti. Facebook’u yoktan var eden kurucu...

Devamını Görüntüle